Don Tehdidine Karşı Kayısı Üreticileri Önlemlerini Artırıyor

Malatya’da kayısı üreticileri, bahçelerinde zirai don riskine karşı çeşitli önlemler alarak ürünlerini korumaya çalışıyor. Üreticiler, bu kapsamda saman balyalarını yakarak, su ile sisleme ve rüzgar türbini yöntemleri kullanıyor. Hedefleri, verdikleri emeklerin karşılığını almak. “Dünyanın kayısı başkenti” olarak bilinen Malatya, kuru kayısı üretiminin yüzde 85’ini karşılamaktadır. Ancak, 12 Nisan 2025’te yaşanan kötü hava koşulları ve zirai don, kayısı başta olmak üzere birçok tarımsal ürünü olumsuz etkiledi.

Bu yıl kayısı ağaçları, çiçek açma döneminin bir öncesi olan tomurcuklanma evresine girdi. Ancak, özellikle yüksek rakımlı bölgelerde soğuk hava etkili olduğu için kayısı üreticileri, olası zirai dona karşı tedbirler alıyor. Üreticiler, hava sıcaklığının en düşük olduğu gece saatlerinde saman balyalarını yakarak bahçelerini korumaya çalışıyor. Ayrıca, su ile sisleme ve rüzgar türbini yöntemlerini de devreye sokarak riskleri minimize etmekte kararlı.

Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nden Ziraat Mühendisi Şevket Fidan, “2025 yılında kayısılarımız don tehlikesi ile karşılaşmıştı, bu nedenle bu yıl üreticilerimiz daha temkinli. Merkez ve ilçelerdeki teknik ekiplerimiz sürekli olarak sahada bulunuyor. Şu ana kadar il genelinde ciddi bir don olayı yaşanmadı. Ancak meteorolojik takvimleri dikkatle takip ederek her an dolu, aşırı yağmur ve şiddetli don olaylarını gözlemleyebiliriz. Her zaman hazırlıklı olmak şart. Önerdiğimiz birkaç yöntem mevcut. İlk olarak, dekara 12-13 ateş ile kontrollü alevle havayı ısıtmak. İkinci yöntemimiz ise su ile sisleme. Dünyada uygulanan etkili yöntemlerden biri de rüzgar türbinleri, bu yöntem en etkili olanıdır. 30-40 dekarlık bir alana bir rüzgar türbini kurarak o bölgenin sıcaklığını eksi 6’dan artı 4’e çıkarmak mümkün. Maliyeti yüksek olsa da bu yöntemi kullanabilecek olan üreticilerimiz için son derece faydalıdır. Ayrıca, dumanlama yöntemi olarak bilinen ve henüz bilimsel olarak sonuçları net olarak bilinmeyen bir uygulamamız daha var. Ancak bu yöntemin fayda sağlayabilmesi için toplu bir şekilde uygulanması gerekmektedir.” dedi.