Türk Öğrencilerin En Çok Pes Ettiği Dil: Çince

Türk Öğrencilerin En Çok Pes Ettiği Dil: Çince

Küreselleşen dünyamızda ticaretin artışı, yabancı dil öğrenme ihtiyaçlarını da beraberinde getiriyor. Ancak Türk öğrenciler, dil öğrenme sürecinde en çok zorluk çektikleri dili belirledi. Uluslararası dil eğitimi kurumları ve dil bilimcilerin verilerine göre, Türklerin en çok zorlandığı dil, Çin Halk Cumhuriyeti’nin resmi dili olan Mandarin (Çince) olarak belirlendi. Amerikan Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Yabancı Hizmet Enstitüsü (FSI), Çinceyi en yüksek zorluk derecesine sahip olan Kategori V (5) seviyesinde sınıflandırdı. Bu seviyede, ana dili İngilizce olan birinin profesyonel düzeye ulaşabilmesi için en az 2200 ders saati eğitime ihtiyaç duyduğu belirtiliyor.

TONLAMA ZORLUKLARI
Dil bilimciler, Türkçenin fonetik yapısının düzgün olmasına karşın, Çince’nin tonlamalı bir dil olmasının Türk öğrenciler için büyük bir zorluk yarattığını ifade ediyor. Çince’de bir hece dört farklı ses tonuyla telaffuz edildiğinde kelimenin anlamı tamamen değişiyor. Öğrenciler, Türkçede kelime içindeki vurgunun yalnızca duygusal durumu veya cümlenin vurgusunu belirlediğine alıştıkları için, aynı hecenin ton farkıyla “anne” kelimesinin “at” veya “kenevir” olarak anlam değiştirmesini anlamakta zorluk yaşıyor.

YAZI SİSTEMİ ENGELİ
Latin alfabesiyle eğitim alan Türk öğrenciler, Çince’nin yazı sistemiyle de baş etmekte zorlanıyor. Çincede alfabeye dayalı bir sistem yerine, her bir karakterin bir kavramı ya da nesneyi temsil ettiği binlerce yıllık “logogramlar” kullanılıyor. Bu bağlamda, günlük bir gazeteyi takip etmek veya temel düzeyde iletişim kurmak için en az 3.000 ila 4.000 karakterin hem görsel hafızaya kazandırılması hem de belirli bir çizim sırasına (stroke order) göre öğrenilmesi gerekiyor. Bu durum, öğrencilerin eğitim sürecinde mekanik ezber yükünü artırarak motivasyonu olumsuz etkiliyor.

YÜKSEK PES ETME ORANI
Özel dil okulları ve üniversitelerin mütercim-tercümanlık bölümlerinden elde edilen istatistiklere göre, Türkiye’de Çince öğrenmeye başlayan her 10 öğrenciye karşılık yaklaşık 7’sinin ilk altı ayda eğitimi bırakma yoluna gittiği görülüyor. Uzmanlar, Türk öğrencilerin Avrupa dillerindeki (İngilizce, Almanca) öğrenme hızına dair beklentilerini Çince’ye uyarlamaya çalışmalarını ve dilin gerektirdiği büyük zaman yatırımını bu yüksek bırakma oranının sebebi olarak değerlendiriyor.

ALTERNATİF DİLLER: JAPONCA VE KORECE
Çince’nin yarattığı bu yüksek zorluk, Asya dillerine ve kültürüne ilgi duyan Türk öğrencileri alternatif dillere yönlendiriyor. Türkçe ile benzer özellikler taşıyan ve “sondan eklemeli” (agglütinatif) yapıya sahip olan Japonca ve Korece, Türk öğrenciler tarafından Çince’ye göre çok daha kolay ve hızlı bir şekilde öğreniliyor. Yazı sistemindeki zorluklara rağmen, bu dillerin gramer yapısının Türkçe ile paralellik göstermesi, Çinceye göre başarı oranlarını artırıyor.

Author: Elif Doğan